72.000 Sterlin Kazandım Ama Yönetebildim mi? Genç Bir Yazılımcının Finansal Sınavı (72000 Sterlin Kazandim Ama Yonetebildim Mi Genc Bir Yazilimcinin Finansal Sinavi)

Currency exchange and savings strategy illustration for a software developer

72.000 Sterlin Kazandım Ama Yönetebildim mi? Genç Bir Yazılımcının Finansal Sınavı

72.000 Sterlin kazandım. Ama o parayı gerçekten kazandım mı, yoksa sadece çalışıp bir başkasına mı teslim ettim?

Rakamları soğuk soğuk masaya yatıralım.

Her yıl ortalama 14.400 Sterlin kazandığımı ve bunu düzenli olarak TL’ye çevirdiğimi varsayalım. Aylık ortalama kurlar üzerinden hesapladığımda tablo şöyleydi:

2017 – Ortalama 4.69 TL → ~67.500 TL 2018 – Ortalama 6.41 TL → ~92.300 TL 2019 – Ortalama 7.23 TL → ~104.100 TL 2020 – Ortalama 9.09 TL → ~130.800 TL 2021 – Ortalama 12.43 TL → ~179.000 TL

Her yıl aynı emeği verdim. Aynı zihinsel yük. Aynı uykusuzluk. Aynı fedakârlık.

Ama aldığım TL karşılığı her yıl dramatik şekilde arttı. Çünkü ben daha iyi çalıştığım için değil; TL değer kaybettiği için.

Şimdi asıl çarpıcı hesap:

Eğer o dönem tek bir Sterlin’i bile TL’ye çevirmeseydim ve hepsini döviz olarak tutsaydım…

72.000 GBP × 59 TL = 4.248.000 TL

Aradaki fark, teknik bir detay değil. Bu bir zihniyet farkı.

En Büyük Yanılgı: Nominal Kazanç ile Gerçek Kazancı Karıştırmak

Banka hesabında TL bakiyesi artarken kendimi zengin hissediyordum. Faiz geliyordu. “Para çalışıyor” sanıyordum.

Gerçekte olan şuydu:

Enflasyonu yüksek bir ülkede, yerel para biriminde kalmak; görünmez bir vergi ödemektir.

Faiz aldım. Ama enflasyon daha yüksekti. TL’de kaldım. Ama TL sistematik olarak değer kaybediyordu. Arbitraj yapmam söylendi. Faizin “iyi” olduğu kafama işlendi.

Fakat basit gerçek şuydu:

Kazandığım para GBP idi. Harcamalarımın bir kısmı TL idi. Ama varlıklarımın tamamını TL’ye çevirerek kur riskini üstlenmiş oldum.

Bu bir yatırım kararıydı. Ben bunun farkında bile değildim.

Çalışma Bedeli ve Sermaye Koruma Gerçeği

Saatlerce bilgisayar başında oturuyorsunuz. Hareketsizlik. Stres. Uykusuzluk. Sosyal izolasyon.

Zihinsel sermayenizi yakıyorsunuz.

Ve sonra o emeğin karşılığını yanlış finansal kararla eritiyorsunuz.

Bu, teknik hata yapmaktan daha ağırdır.

Kodda yaptığınız hata debug edilir. Finansal hatalar ise yıllar sonra fark edilir.

Benim için en sert ders şuydu:

Enflasyonist bir ülkede yerel para birimi yatırım aracı değildir.

Yerel para birimi, nakit akış yönetim aracıdır. Yatırım aracı değil.

Grafik Ne Anlatıyor?

GBP/TRY grafiğine uzun vadeli bakınca bir şey fark ediyorsunuz:

Bu bir “yükseliş” grafiği değil. Bu bir para biriminin sistematik erozyon grafiği.

Bir yazılımcı olarak grafik okumayı bilmem gerekirken, finansal grafiği okumayı bilmiyordum.

Trend dediğimiz şey; kısa vadeli dalga değil, uzun vadeli yön demektir. Ve yön ortadaydı.

Banka Danışmanı mı, Sorumluluk mu?

Bir noktada suçu banka danışmanına atmak kolay.

“Faiz iyi.” “Arbitraj yap.” “TL mevduat mantıklı.”

Ama gerçek şu:

Kimse sizin paranızın sizin kadar sorumluluğunu taşımaz.

Finansal okuryazarlık outsource edilemez.

Ben teknik bilgimi outsource etmedim. Kodumu başkasına yazdırmadım. Ama paramın yönetimini başkasının zihnine bıraktım.

Bu, stratejik bir körlüktü.

Yazılımcılar İçin Sert Gerçek

Sektörde iyi para kazanmak yetmez. Geliri doğru para biriminde tutmak gerekir. Varlık ile nakit akışını ayırmak gerekir. Nominal kazanç ile reel kazancı ayırt etmek gerekir.

Benim en büyük hatam şuydu:

Geliri “başarı” sandım. Sermaye korumayı düşünmedim.

Oysa oyun şudur:

Kazanç üretmek bir seviye. Kazancı korumak başka bir seviye. Kazancı büyütmek ise bambaşka bir seviye.

Ben birinci seviyedeydim. İkinci seviyede sınıfta kaldım.

Asıl Ders

O 72.000 Sterlin bana şunu öğretti:

Para kazanmak teknik bir problem değildir. Para yönetmek zihinsel bir disiplindir.

Ve en acı tarafı:

Ben kod yazarken geleceği inşa ettiğimi sanıyordum. Ama finansal bilinç olmadan, aslında geleceğimi eritiyordum.

Bir yazılımcı olarak sistem kurmayı biliyordum. Ama kendi hayatım için finansal bir sistem kurmamıştım.

Bir sonraki yazıda şuna gireceğim:

Bu hatadan sonra neyi değiştirdim? Varlık dağılımını nasıl düşünmeye başladım? Enflasyonist ülkede yaşayan bir yazılımcı için minimum finansal savunma mimarisi nedir?

Çünkü mesele para değil. Mesele, emeğin değerini koruyabilmek.

Paylaş

SON YAZILAR

One Cikanlar